Sayfa Seç

16.10.2026 – Cuma Hutbesi – Rabbimizin Bize Olan Büyük Lütfundan Sonra Çabamız Nasıl Olmalı

16.10.2026 – Cuma Hutbesi – Rabbimizin Bize Olan Büyük Lütfundan Sonra Çabamız Nasıl Olmalı
  1. HUTBE: Rabbimizin bize olan büyük lütfundan sonra çabamız nasıl olmalı?

Elhamdülillah, eşhedü en la ilahe illallah vahdehu la şerike leh. Tanıklık ederiz ki Tanrı’ dan başka tanrı yoktur. O tektir ortağı yoktur.

 

Kardeşlerim, rabbimizin bize muazzam bir lütfu olan hak dinimiz teslimiyetle tanışmadan önce kafamızı kurcalamanın yanı sıra bizi sürekli huzursuz eden sayamayacağımız kadar soru işaretleriyle mücadele ederdik. Belki bu soru işaretleri hemen hemen hepimizin beyninde belirmiştir. Sürekli bir arayış sürekli bir tedirginlik sürekli bir huzursuzluk içinde geleneksel dinin çelişkilerle, saçmalık düzeyinde öğretileriyle bocalayıp dururduk. Biraz sorgulamaya çalıştığınız zaman ise sürekli aynı noktaya geri dönerdik yada din adamları dediğimiz insanlardan azar işitir dururduk. İnsanların çoğunluğunun yaptığı şeylerin doğru olduğu algısını yıkan ve bireysel sorgulamayı öne çıkaran ayetlere rağmen.. bu ayetler ışığında daha önce tabi olduğumuz emevi öğretileri ve adetlerini barındıran dine dönüp baktığımızda yüce Rabbimizin bize doğruları nasip ederek nasıl muazzam bir lütufda bulunduğunu daha net anlayabiliyoruz. Sorgulamadan çoğunluğa uymanın nasıl bir yanılgı olduğunu

Kur’an’da Rabbimiz bize şöyle haber vermektedir;

 

6:116 Yeryüzündeki insanların çoğunluğuna uyarsanız sizi ALLAH’ın yolundan saptırırlar. Onlar sadece zanna uyarlar; onlar sadece tahminde bulunurlar.

 

Kur’an’da sorgulama dendiğinde akla gelen en büyük vurgu, “atalardan kalan mirası” körü körüne kabul etmeyip sorgulamaktır. Bunun hakkında ise Rabbimiz Kuran’da şöyle buyurmaktadır;

 

2:170 “Onlara, ‘ALLAH’ın indirdiğine uyun’ denildiğinde, ‘Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız’ derler. Ya ataları hiçbir şey akıl edememiş ve doğru yolu bulamamış idiyseler de mi?”

 

Kısaca özetlemek gerekirse bir arayış içine giren ve samimice Rabbinden yardım dileyene sonsuz merhamet sahibi yüce Rabbimiz rehberliğini nasip ediyor.

 

Nitekim rehberlik konusunda ise Rabbimiz Kuran’da şöyle buyurmaktadır:

 

64:11 ALLAH’ın iradesine uygun olması dışında başınıza hiçbir şey gelmez. Kim ALLAH’a inanırsa, O onun kalbine rehberlik edecektir. ALLAH her şeyin tamamen farkındadır.

 

Elhamdülillah rabbimizin lütfuna Mazhar olduk. Peki şimdi Rabbimizin bize bahşettiği bu muazzam lütfunun şükrünü gücümüz dahilinde en iyi nasıl eda edebiliriz ve sonsuz merhamet sahibi yüce Rabbimize nasıl layık birer kul olabiliriz? Bunu ancak rabbimizin yolunda her konuda vereceğimiz çaba ve mücadeleyle yerine getirebiliriz.

 

Çaba; nefsine, malına, zamanına hakim olmaktır

Çaba sadece “bir ayet paylaşmak” değil — bütün hayatı kapsayan bir mücadele, diğer bir deyişle ‘cihad’ olmalıdır. Cihad savaş kavramı değildir. Kur’an’da savaş için ‘kıtal’ kelimesi kullanılır. Geleneksel dinin cihad kavramınıda diğer dini ritüeller gibi nasıl bozduğunu nasıl dar bir alana hapsettiğini, rabbimizin bize bahşettiği doğrularla hepimiz bugün daha iyi anlayabiliyoruz.

ALLAH yolunda cihad, elinde kılıçla savaşmak değildir.

Cihad’ın nasıl bir kavram olduğunu Kur’an’dan öğreniyoruz;

 

25:52 “Bu yüzden, inkârcılara itaat etme ve onlara karşı bununla mücadele et, büyük bir

mücadele.”

 

Peki ALLAH YOLUNDA ÇABA (CİHAD) NEDİR?

 

Rabbimiz Kuran’da “cihad” kelimesini bizim sandığımız gibi sadece bir anlık bir ibadet olarak anlatmaz. “Cihad” Cehd kökünden gelir; bütün gücünü, varını yoğunu son damlasına kadar ortaya koymak demektir.

 

Yüce ALLAH bize Berae 24’te kalbimizi tartmamızı söylüyor: Baban, oğlun, kardeşin, eşin, sülalen, biriktirdiğin mal, batmasından korktuğun ticaret, süslediğin evler… Bunların hepsi bir kefede, ALLAH ve O’nun yolunda çaba bir kefede. Hangisi ağır basıyor? İşte imanın gerçek mi sahte mi olduğu burada belli olur.

 

*Peki bu çaba neleri kapsar? Kuran’da en az 7 boyutu var:*

 

*1. İnançta Çaba: Şirki Terk Etmek*

En büyük çaba putları yıkmaktır. Tevbe 31’de anlatıldığı gibi, hahamları, rahipleri, şeyhleri, hocaları rab edinmek. Bugün bir insanın sözünü ALLAH’ın ayetinin üstüne koyuyorsan, sen çaba değil, şirk içindesin. İlk cihad, aklını sadece ALLAH’a teslim etmektir.

 

*2. Nefse Karşı Çaba:*

Ankebut 69: “Bizim uğrumuzda cihad edenleri yollarımıza iletiriz.” Her sabah egonla savaşmak. Öfkeyi yutmak, dedikodu yapmamak, kibirlenmemek, harama bakmamak. İnsanların görmediği yerde ALLAH’ı hatırlamak. Bu, en zor cihaddır.

 

*3. Aile ve Toplumda Çaba:*

Tahrim 6: “Kendinizi ve ailenizi ateşi insan ve taş olan ateşten koruyun.” Çocuğuna sadece para bırakmak değil, tevhid bilinci bırakmak için çabalamak. Eşine karşı adil olmak. Komşunun hakkını gözetmek.

 

*4. Kuran ile En Büyük Çaba:*

Furkan 52: “Kafirlere itaat etme ve onlara karşı Kuran ile büyük bir cihad ver.” Elindeki kılıç değil, elindeki Kuran’dır silahın. Gece gündüz bu kitabı anlamak, ezberlemek değil, yaşamak ve deliliyle anlatmak. Bu, kalem cihadıdır.

 

*5. Mal ile Çaba:*

Saff 11: “ALLAH’a ve elçisine iman edin ve ALLAH uğrunda paranızla ve hayatlarınızla çaba sarf edin. Bu sizin için en iyi alışveriştir, bir bilseydiniz.” Mal, canın yarısıdır.

Helalinden kazanıp, ALLAH’ın mesajı yayılsın, bir yetim doysun diye infak edebiliyor musun? Saff 10’da yüce ALLAH buna “sizi acı azaptan kurtaracak bir ticaret” diyor.

 

*6. Zaman ve Konfor ile Çaba:*

Müzzemmil 20’de Rabbimiz gecenin bir kısmında kalkıp Kuran’ı incelememizi ister. Uykundan, dizinden, gezmenden feragat edip ALLAH için vakit ayırmak da cihaddır.

 

*7. Sabır ile Çaba:*

Bakara 155-157: ALLAH sizi korku, açlık, mal, can ve ürün noksanlığı ile imtihan edeceğini söylüyor. O anda isyan etmeden “Biz ALLAH’a aidiz ve O’na döneceğiz” diyebilmek de cihaddır.

 

Cihad bir gün değil, bir ömürdür.

Yüce Rabbimiz onun dosdoğru yolunda hakkıyla mücadele edip onun hoşnutluğunu kazanan ve tam bir teslimiyetle ona teslim olarak ömrümüzü bitirmeyi nasip etsin bizlere inşallah. Rabbimizden bağışlanma dileyelim

 

Tuubu ila Allah (Allaha tövbe edelim)

 

  1. HUTBE: KURTULUŞA GÖTÜREN ÇABANIN SONU VE MÜKAFATI

Elhamdülillah eşhedü en la ilahe illallah vahdehu la şerike leh.

Tanrıya övgüler olsun. Tanıklık ederiz ki Tanrı’ dan başka tanrı yoktur. O tektir ortağı yoktur.

 

Kardeşlerim!

 

Birinci hutbede çabanın ne olduğunu anladık. Şimdi nereye götürdüğünü görelim.

 

Rabbimiz boşuna çaba istemez.

Zamanını, kazancını, hayatını ALLAH’ın mesajını yaymaya ve iyilik yapmaya adamak.

Yani cihad, bir anlık değil; bütün hayatı ALLAH’a adama çabasıdır. Bunun bir örneği şu ayettir.

Rabbimiz;

Nahl 110: da “Zulüm yüzünden göç eden, ardından

çaba gösterip kararlılıkla sebat etmeye

devam edenlere gelince, senin Rabbin,

tüm bunlardan dolayı, Bağışlayıcıdır, En

Merhametli Olandır.”

 

Bu çabanın sonu cennettir ama nasıl?

Ali İmran 142:”ALLAH aranızdaki çabalayanları ayırmadan ve kararlı olanları ayırmadan

Cennete gireceğinizi mi umuyorsunuz?

 

İman sözle iddia edilmez, çaba ve sabırla kanıtlanır. Cennet ucuz değildir.

Bakın şart çok net: ALLAH cihad edeni ve sabredeni _ayırt edecek_. Yani eleyecek. Her “Ben müminim” diyen değil, gerçekten bütün hayatını ortaya koyan Rabbimizin krallığına girecek.

Teslim oldum demekle tam bir teslimiyet göstermek bunun için kararlı bir sabırla sebat etmek aynı şey değildir.

 

*Gerçek teslimiyetçinin çabası nasıl olur?*

 

O, Hac 78’deki gibi cihad eder “ALLAH uğrunda, O’nun uğrunda çaba göstermeniz gerektiği gibi çaba gösterin. O

sizi seçti ve dininizi uygularken size hiç-

bir zorluk yüklemedi.”

Din zorluk dini değil. Zor olan nefsimiz.

 

O, Enfal 72’deki muhacir gibidir: “İman edenler, hicret edenler ve mallarıyla, canlarıyla ALLAH yolunda cihad edenler…” Yani yerini, yurdunu, konforunu ALLAH için terk edebilen.

 

 

 

O, Tevbe 20’deki gibidir: “İman edenler, göç edenler ve ALLAH

uğrunda paraları ve hayatları ile çaba sarf edenler, ALLAH nazarında derece olarak

çok daha üstündürler. Bunlar kazananlardır.”

 

Kardeşlerim, bizden istenen şey kısa şeyler değil. Bütün bir hayatı ALLAH’a adamak.

 

– Sabah işine giderken dürüst çalışmak cihaddır.

– Sonucu haram bir iş geldiğinde “Ben ALLAH’tan korkarım” demek cihaddır.

– Yıllarca her türlü zorluğa, olumsuzluğa sabretmek cihaddır. Kuran’ı kendi dilinde baştan sona okumak, hayatına uygulamak cihaddır.

– Kınayıcının kınamasından korkmadan “Benim Rabbim tektir” demek cihaddır.

 

Saff 11-12’de müjde var: Bu ticareti yaparsan ALLAH günahlarını bağışlar ve seni altından ırmaklar akan cennetlere koyar.

 

İşte o gün, sadece hayatını ve ibadetini şirk koşmadan yalnızca ALLAH’a adayanlar kurtulacak.

 

Rabbimiz! Bizi lafta değil, malıyla, canıyla, zamanıyla, kalemiyle, sabrıyla cihad edenlerden eyle. Bizi Berae 31’de uyardığın gibi dini önderleri rab edinenlerden değil, doğrudan Sana teslim olanlardan eyle. Bize doğruları göstererek lütfunla şereflendirdin, bizi ateş uçurumunun kıyısından kurtardın sana minnetarız!

Sana övgüler olsun. Sana yalvarıyoruz bizi kendi halimize bırakma bize ömrümüzün sonuna kadar rehberlik et. Gerçekten her şey senin yardımınla mümkün. Şüphesiz her şeyi kontrol eden her şeyi yönetip yürüten sensin. SubhanALLAH.

Eqimus salat: namaz kılalım.

Hutbe: Mehmet

 

 

Yazar hakkında