Sayfa Seç

09.10.2026 – Cuma Hutbesi – Kararlı Duruş ve Taviz Vermemek

09.10.2026 – Cuma Hutbesi – Kararlı Duruş ve Taviz Vermemek
  1. HUTBE: Kararlı duruş ve taviz vermemek

Elhamdülillah Tanrı’ya övgüler sunuyoruz. Eşhedü en la ilahe illa Allah, vahdehu la şerike leh.

Tanıklık ederiz ki Tanrı’dan başka tanrı yoktur, O tektir ortağı yoktur.

 

ALEMLERİN RABBİ bizlere merhamet ederek çağımızda elçisini göndererek bizleri arındırdı

Tanrı’nın Antlaşma Elçisi

(5:19) Ey kutsal yazı halkı, “Biz hiçbir vaiz veya uyarıcı almadık” demeyesiniz diye, elçisiz geçen bir zaman periyodunun ardından, bir şeyleri açıklamak üzere elçimiz size gelmiş bulunuyor. Artık size bir vaiz ve uyarıcı geldi. TANRI Her Şeye Gücü Yetendir.*

 

Teslim olanlar  olarak, RABBİMİZDEN  gelen merhamete ne kadar sarılıyor şükrediyoruz.

Göksel toplumdaki kavga

(38:69) “Daha önce, Yüce Toplum’daki kavga hakkında hiçbir bilgim yoktu.*

RABBİMİZ  elçisi aracılığı ile bizleri bilgilendirdi ve uyardı,Bizlerin Göksel toplumda kararsız kaldığımız sustuğumuz andı

İnsanlar Sağlam Bir Duruş Göstermeyi Başaramadılar*

(20:115) Biz geçmişte Âdem’i test ettik fakat o unuttu ve biz onu kararsız bulduk.

*20:115 Şeytan, Tanrı’nın mutlak otoritesine meydan okuduğunda (38:69), siz ve ben Şeytan’a karşı sağlam bir duruş gösteremedik. Tanrı bize, Şeytan’ı kınayıp Tanrı’nın mutlak otoritesine sarılarak kendimizi günahın bedelinden kurtarmamız için bu dünyada bir şans veriyor

Artık bu dünyada karar vermenizin ve tarafımızı seçmemizin zamanını yaşıyoruz.

Teslim olan olarak kararımızı vermemiz ve duruşumuzda kararlılık göstermemiz ve taviz vermememiz gerektiğini biliyoruz.Elçiye

İşittiğimiz halde işittik itaat ettik demekten başka çaremiz olmadığını biliyoruz.

İnananlar Tanrı’ya ve Elçisine tereddüt etmeden itaat iderler

(24:51) İşlerinde hüküm vermesi için TANRI’ya ve elçisine davet edildiklerinde, inananların tek sözü “İşitiyoruz ve itaat ediyoruz” demeleridir. Bunlar kazananlardır.

İşitmediğimiz haldede işittik gibide olmamamız gerekir.

 

İnkârcılar Bloke Edilirler

(8:21) İşitmedikleri halde “Biz işitiyoruz” diyenler gibi de olmayın.

Bizlerin sağlam duruş sergilememiz gereken bir durumda KURAN ve Elçi çerçevesine batıl sahte doktrin leri çöpe atıp yanına yaklaştırmamamız gerektiğidir.

(4:51) Kutsal yazıdan bir pay alanlara dikkat ettin mi? Nasıl da putperestliğe ve sahte doktrinlere inanıyorlar, sonra da “İnkârcılar inananlardan daha iyi rehberlik ediliyor” diyorlar.

(18:56) Biz elçileri sadece müjdeciler ve de uyarıcılar olarak göndeririz. İnkâr edenler, gerçek olanı yenmek için sahte olanı kullanarak tartışırlar ve Benim kanıtlarımı ve uyarılarımı boş verirler.

Her türlü durum ve şartlarda sağlam duruş sergilememiz gereklidir.

RABBİMİZ bizleri her türlü şartta sağlam duran, kanıta sarılan ve taviz vermeyenlerden eylesin.

Tuubu ila Allah.

  1. HUTBE

Elhamdülillah Tanrı’ya övgüler sunuyoruz. Eşhedü en la ilahe illa Allah, vahdehu la şerike leh.

Tanıklık ederiz ki Tanrı’dan başka tanrı yoktur, O tektir ortağı yoktur.

ALEMLERİN RABBİ’NİN TESLİM OLAN KARDEŞLERİ!

Yeryüzünün kral ve kraliçeleri…

İlk nesilleri…

Kanıtlara sahip olanlar…

Orijinal dine ve saf KURAN’a sahip olanlar…

Ekstra, ekstra şanslı olan teslim olmuş kardeşlerim!

Kulağa hoş geliyor, değil mi? Bu rütbeleri bize ALEMLERİN RABBİ nasip etti, ELHAMDÜLİLLAH!

Alegorik olarak düşünün kardeşlerim, sağ ve sol omuzlarımızda tüm galaksiyi dolduran yıldızlar gibi rütbelerimiz var.

RABBİMİZ buyuruyor:

(3:163)

“Onlar kesinlikle TANRI katında farklı farklı derecelerde yer alırlar. TANRI onların yaptığı her şeyi Görendir.”

 

Ama şimdi çok önemli bir soru var: Bu rütbeler hep bizimle mi kalacak?

Hayır kardeşlerim!

İşte burada risk faktörü ortaya çıkıyor. RÜTBELERİMİZİN ELİMİZDEN ALINMASI!

APAÇIK KANITLARDAN SONRA SAPMAK

RABBİMİZ bizi uyarıyor:

(2:209)

“Size apaçık kanıtlar geldikten sonra tekrar yanlış yola saparsanız, bilin ki TANRI Her Şeye Kâdirdir, En Bilgedir.”

Dikkat edin!

Apaçık kanıtlar geldikten sonra…

Tekrar yanlış yola sapmak!

Bir başka uyarı:

(3:105)

“Kendilerine verilen apaçık kanıtlara rağmen bölünen ve anlaşmazlığa düşenler gibi olmayın.”

Kardeşlerim!

Buradan çıkaracağımız ders çok açık:

Rütbelerimizi korumak istiyorsak kararlı olmalıyız. Kanıt geldikten sonra geri adım atmayacağız.

Kanıt geldikten sonra şüphe üretmeyeceğiz.

Kanıt geldikten sonra eski anlayışlara geri dönmeyeceğiz.

KARARLI DURACAĞIZ! İDDİALARIMIZ TEST EDİLİYOR

Peki kardeşlerim, biz gerçekten ne kadar kararlıyız?

İddialarımız test edildiğinde ne yapacağız?

RABBİMİZ soruyor:

(3:142)

“TANRI içinizden çabalayanları ayırmadan ve kararlı olanları ayırmadan Cennete girmeyi mi umuyorsunuz?”

Demek ki sadece konuşmak yetmiyor.

 

İDDİALARIMIZ TEST EDİLMELİ!

Kararlılığımız test edilmeli. Duruşumuz test edilmeli. Kanıtlara bağlılığımız test edilmeli.

Ve RABBİMİZ buyuruyor:

(2:153)

“Ey inananlar, kararlılık ve İletişim Namazları (Salat) yoluyla yardım arayın. TANRI, kararlılıkla sebat edenlerin yanındadır.”

Öyleyse kendimize soralım: Biz bu teste hazır mıyız? Kararlı mıyız? Sebat ediyor muyuz?

Kardeşlerim!

Saf KURAN’dan bahsettik.

ALEMLERİN RABBİ’nin bizlere merhamet ederek elçisi Reşad Halife’yi gönderdiğine ve bizleri arındırdığına tanık olduk. Bunu anlatmak kolay mı? Hayır!

Anlatılmaz, yaşanır!

Ve ben:

“Saf KURAN’ın saf olduğunu 19 mucizesiyle anladık.” Demiyorum.

Daha güçlü bir ifade kullanıyorum:

TANIK OLDUK!

KURAN’ın ortak paydası:

(74:30) “Üzerinde on dokuz var.”

RABBİMİZ kesinliğe ulaşmamız için sayısız parametre ortaya koydu.

İnsanların ve tüm yaratılanların üzerinde böylesine büyük bir mucize…

RABBİMİZE ÖVGÜLER OLSUN!

Tekrar… Tekrar… Ve tekrar!

Kardeşlerim! Bir gerçeği unutmayalım:

ŞEYTAN BOŞ DURMAYACAK! Kıyamete kadar çalışacak.

RABBİMİZ onun sözünü bize bildiriyor:

(7:17)

“Onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından yaklaşacağım ve Sen birçoğunu nankör olarak bulacaksın.”

 

Bakın! ÖNDEN! ARKADAN! SAĞDAN! SOLDAN! Her yönden yaklaşacak! Şüphe üretecek.

Kafa karıştıracak. Argümanlar getirecek. Kendisi getirmese bile, kendi tarafındaki insanlara sunduracak.

Bu nedenle, TETİKTE OLACAĞIZ!

RABBİMİZ buyuruyor:

(4:71) “Ey inananlar, tetikte kalın, bireyler olarak veya hep birlikte harekete geçin.”

Kardeşlerim, şeytanın en önemli araçlarından biri: ŞÜPHE!

RABBİMİZ buyuruyor:

(3:7) “Kalplerinde şüphe barındıranlar, kafa karışıklığı yaratmak ve belirli bir anlamı çıkarmak için çok anlamlı ayetlerin peşine düşeceklerdir…”

Öyleyse ne yapacağız?

ŞÜPHEYE TESLİM OLMAYACAĞIZ!

KAFAMIZI KARIŞTIRAN HER İDDİAYI TEST EDECEĞİZ!

KANITI ARAYACAĞIZ!

KURAN’I ÖLÇÜ ALACAĞIZ!

GÜNÜMÜZÜN SINAVI

Ve bugün karşımızda yeni bir mücadele alanı var.

19 MUCİZESİ ÜZERİNDEN KURAN’A YENİDEN BİR ŞEYLER SOKMA GİRİŞİMLERİ!

Burada da şeytanın beceriksizliğine yeniden tanık oluyoruz!

PDF, E-posta, Dosya, yeni argümanlar, yeni iddialar, yeni yorumlar…

Kardeşlerim!

Her gelen iddia KURAN  ve Elçi çerçevesinde değil ise çöpe atacağız daha ileri tabir ile ayaklar altına alacağız

Ve kanıtlanmayan bir iddiayı sırf güzel anlatılıyor diye kabul etmeyeceğiz.

Kardeşlerim!

Artık kararlı bir duruş gerekiyor.

 

ALEMLERİN RABBİ’NİN yolunda yürürken bütün gemileri yakacağız.

 

ŞÜPHENİN KAPISINI KAPATACAĞIZ!

Kanıt geldiğinde ona sarılacağız. Yanlış ortaya çıktığında ondan vazgeçeceğiz.

Şeytanın argümanına karşı tetikte olacağız. Çünkü mesele sadece bugün sahip olduğumuz rütbeler değildir.

MESELE, O RÜTBELERİ KORUYACAK KARARLILIĞA SAHİP OLUP OLMADIĞIMIZDIR!

 

KANIT GELDİ! KURAN VERİLDİ! AKIL VERİLDİ!  TEST ETME İMKÂNI VERİLDİ!

Öyleyse: KARARLI OLACAĞIZ! SEBAT EDECEĞİZ! TETİKTE OLACAĞIZ!

İDDİALARIMIZI TEST EDECEĞİZ! KANITLARA SARILACAĞIZ!

Ve ALEMLERİN RABBİ’nin yolunda taviz vermeden ilerleyeceğiz.

Şeytan bizlere acımayacak.

BİZ DE ŞEYTANIN ARGÜMANLARINA KARŞI TAVİZSİZ OLACAĞIZ!

RABBİMİZ bizleri kararlı olanlardan, kanıtlara sarılanlardan, şüpheye teslim olmayanlardan

Ve doğru yoldan sapmayanlardan eylesin.

ELHAMDÜLİLLAH!

Ekimus Salat: Namaz kılalım.                                                        

                                                                                                                            Hutbe: Sezer

 

 

 

 

 

Yazar hakkında

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir