20.03.2026 – Cuma Hutbesi – Tanrı’ya Olan Güven ve Testler

ELHAMDÜLİLLAH
(Tanrı’ya övgüler olsun)
EŞHEDÜ EN LA İLAHE İLLA ALLAH VAHDEHU LA ŞERİKE LEH
(Tanıklık ediyoruz ki Tanrı’dan başka tanrı yoktur, O tektir, ortağı da yoktur.)
Kardeşlerim, bugün hutbemizin konusu: TANRI’YA — EFENDİMİZE OLAN GÜVEN VE TESTLER.
Her duyan kulak ve her düşünen insan şunu bilmelidir: İnsanın kurtuluşu uzak yerlerde aranmaz. İnsanın kurtuluşu servette değildir, insanın kurtuluşu makamda değildir. İnsanın kurtuluşu TANRI’YA yönelmesindedir. Bu nedenle Rabbin çağrısı açıktır, nettir:
(51:50) TANRI’ya kaçıp kurtulun. Ben O’nun tarafından size apaçık bir uyarıcı olarak gönderildim.
Kardeşlerim; insan hayatı boyunca birçok şeyle meşgul olur. Bazen dünya işleri, bazen mal ve kazanç, bazen korkular ve kaygılar, bazen insanların övgüsü ve beklentileri, bazen de insan kendi gururunun ve nefsinin etkisi altında kalır. Fakat bütün bunların içinde unutulmaması gereken gerçek şudur: Kurtuluşun yolu yalnızca TANRI’YA yönelmektir. TANRI’nın kitabı gerçeği açıkça bildirir:
- (69:49) Biliyoruz; bazılarınız reddedicidir.
- (69:50) Bu, inkârcılar için ancak bir kederdir.
- (69:51) Bu, mutlak gerçektir.
- (69:52) Bu nedenle sen, En Büyük olan Rabbinin adını yücelt.
Kardeşlerim; insan hayatında birçok durumla karşılaşır. Sevinç yaşadığı, başarı elde ettiği, zorluk yaşadığı, düştüğü ve yeniden kalkmak zorunda kaldığı zamanlar olur. Bazen insan kendisini zor durumların içinde bulabilir. Fakat unutulmaması gereken gerçek şudur: Hiçbir durum TANRI’nın bilgisi dışında değildir. Girdiğimiz her durumdan ve yaşadığımız her olaydan haberdar olan TEK bir varlık vardır. Hiçbir düşünce O’ndan gizli değildir; hiçbir olay O’nun bilgisinin dışında değildir. Hatta insan daha annesinin karnında embriyo hâlindeyken bile TANRI onun farkındadır.
(53:32) Onlar küçük kusurlar dışında büyük günahlardan ve taşkınlıklardan kaçınırlar. Senin Rabbinin bağışlaması çok büyüktür. Sizi topraktan başlattığından beri ve sizler annelerinizin karınlarında embriyo halindeyken O sizin tamamen farkınızda olmuştur. Bu nedenle kendinizi yüceltmeyin; O, doğru kimselerin tamamen farkındadır.
Bu nedenle insanın kendisine şu soruyu sorması gerekir: Neden bazen TANRI’ya yönelmekte zorlanıyoruz? Neden bazen O’na güvenmekte tereddüt ediyoruz? Oysa TANRI en güvenilir olandır. İnsanın yaşadığı her sıkıntıyı, her düşünceyi ve her durumu en iyi bilen O’dur.
Kardeşlerim; insan hayatı boyunca çeşitli testlerle karşılaşır. Bazen işler beklenildiği gibi gitmez, planlar gerçekleşmez, insan kayıplarla karşılaşır ve kendi gücünün sınırlı olduğunu fark eder. Bu durumlar hayatın bir parçasıdır; çünkü dünya imtihan yeridir.
- (47:31) Biz, aranızdan çabalayanları ve kararlılıkla sebat edenleri ayırt etmek için kesinlikle sizi test edeceğiz. Sizin gerçek niteliklerinizi açığa çıkarmalıysız.
- (2:155) Biz sizi mutlaka biraz korkuyla, açlıkla ve para, can ve ürün kaybıyla test edeceğiz. Kararlı olanlara müjde ver.*
*dipnot 2:155: Test, her koşulda yalnızca Tanrı’ya taptığımızı kanıtlamak için tasarlanmıştır.
Testin kaçınılmaz olduğu da açıkça bildirilmiştir:
(29:2) İnsanlar, test edilmeden, “İnanıyoruz” demeleriyle bırakılacaklarını mı zannediyorlar?
Bu nedenle testler hayatın bir parçasıdır. Bazen mal, bazen evlat, bazen makam, bazen korku, bazen de kayıplarla test ediliriz. İnsanların çoğu zaman endişe duyduğu şeyler ise şunlardır: Daha iyi bir ev, daha iyi bir araba, daha iyi bir kariyer… İnsanlar çoğu zaman bunlarla övünür ve bunları hayatın merkezine koyar. Fakat insanın kendisine şu soruyu sorması gerekir: Biz dünyaya yalnızca daha fazla mal ve daha fazla başarı için mi geldik? İnsan hayatının amacı yalnızca bunlar değildir. TANRI insanı rehberlik ile baş başa bırakmamıştır.
(2:38) Dedik ki “İnin oradan, hepiniz. Benden size rehberlik geldiğinde Benim rehberliğime uyanların hiçbir korkusu olmayacaktır, onlar üzülmeyecekler de.
Bu nedenle gerçek güven ve huzur TANRI’nın rehberliğini takip etmekle mümkündür. Kardeşlerim, TANRI bize açık bir soru yöneltmektedir:
(19:65) Göklerin ve yerin ve de ikisi arasındaki her şeyin Rabbi; O’na tap ve O’na tapmakta kararlılıkla sebat et. O’na denk olan birini tanıyor musun?
Cevap açıktır. Hiç kimse TANRI’ya denk değildir. O tektir. Ortağı yoktur. Benzeri yoktur. Bu nedenle güvenin gerçek kaynağı yalnızca TANRI’dır. Bu yüzden insanın korku ve kaygı yerine güven içinde olması gerekir. Çünkü TANRI insanı esenliğe çağırmaktadır.
(10:25) TANRI esenlik yurduna davet eder ve irade ettiği kişiye dosdoğru bir yolda rehberlik eder.
Kardeşlerim; her insanın kendisine şu soruyu sorması gerekir: Gerçekten TANRI’ya güveniyor muyuz? Yoksa bunu yalnızca sözle mi ifade ediyoruz? Çünkü gerçek güven test zamanında ortaya çıkar. Gerçek iman zorluk zamanında ortaya çıkar.
(3:186) Paranızla ve hayatlarınızla kesinlikle test edileceksiniz, kutsal yazı alanlardan ve puta tapanlardan pek çok hakaret işiteceksiniz. Eğer kararlılıkla sebat eder ve doğru bir hayat sürerseniz, bu, imanınızın gücünü ispatlayacaktır.
3:186* Kabul testlerini geçtikten sonra, kanıtlanmış olarak YALNIZCA Tanrı’ya tapanlar şimdi ve sonsuza dek mükemmel bir hayatın tadını çıkarırlar. TANRI insanı rehbersiz bırakmaz.
Bu nedenle insanın yapması gereken şey açıktır: Kalbini TANRI’ya yöneltmek, O’na güvenmek, O’nun rehberliğini takip etmek. Çünkü gerçek kurtuluş yalnızca TANRI’dandır.
[TUUBU İLA ALLAH]
(TANRI’ya tövbe edelim)
2. HUTBE
ELHAMDÜLİLLAH
(Tanrı’ya övgüler olsun)
EŞHEDÜ EN LA İLAHE İLLA ALLAH VAHDEHU LA ŞERİKE LEH
(Tanıklık ediyoruz ki Tanrı’dan başka tanrı yoktur, O tektir, ortağı da yoktur.)
Bu kısımda inşaALLAH tüm kutsal yazılarda Tanrı’ya olan güveni inceleyeceğiz. Öncelikle şunu hatırlamamız lazım; bizler Tanrı’nın 19 mucizesiyle gerçekten bizimle konuştuğunu ve her kelimenin ondan olduğunu artık biliyoruz. Bunu aklımızda tutarak Bakara suresi 286 ve el-Muminun 62 ayetlerini hatırlayalım.
- (2:286) TANRI bir ruha asla imkânlarının ötesinde yük yüklemez…
- (23:62) Biz hiçbir ruha imkânlarının ötesinde yük yüklemeyiz ve biz gerçeği söyleyen bir kayıt tutarız…
Bu sözlere tam güvenmemiz gerekir; Tanrı bizi bizden daha iyi tanır ve O’nun vaadi ise şartlar nasıl gözükürse gözüksün bir musibetten veya kötü gözüken bir durumun altından O’nun lütfu ile kurtulacak olmamızdır. Bugünkü zikrimiz şu olsun: “Ne olursa olsun Tanrı sözünden asla caymaz ve bu karşılaştığım problem benim imkanlarımın ötesinde değil.”
Üzerimize çektiğimiz testlere bakış açımız bu olmalı ve akabinde şunu dememiz lazım: “Neden bu testi üzerime çektim?” Tanrı bizim en içteki düşüncelerimizi ifşa edecektir; en ufak bir güvensizlikte, Tanrı bunu bize gösteriyorsa biz gerçekten şanslıyız demektir. Çünkü artık bu zayıflığımın farkındayım ve üzerine düşebilirim.
Kuran’da Musa ve takipçileri firavunun askerleri tarafından Kızıl denizin önünde yakalanmak üzereydi, fakat Musa peygamberin duruşu bize mükemmel bir örneklik teşkil etti: “MÜMKÜN DEĞİL”.
İncil’den devam edelim inşALLAH. 1. Korintliler 10:
- Herkesin karşılaştığı denemelerden başka denemelerle karşılaşmadınız. Tanrı güvenilirdir, gücünüzü aşan biçimde denenmenize izin vermez. Dayanabilmeniz için denemeyle birlikte çıkış yolunu da sağlayacaktır.
- Bu nedenle, sevgili kardeşlerim, putperestlikten kaçının.
Putperestlik aslında Tanrı’ya ve O’nun vaadine güven eksikliğinden ortaya çıkıyor. Tanrı’nın vaadi şudur: Gücümüzü aşan bir şekilde hiç kimse denenmeyecek; ilk olarak bunu içselleştirmemiz lazım. Ve yine ayetin devamında Tanrı’nın bizlere bu denemelerden çıkış yolunu vereceğini söylüyor, bir başkasının değil. İşte putperestlik burada ortaya çıkıyor ki Tanrı bizi uyarıyor 14. ayette: “Bu nedenle putpereslikten kaçının” diye. Tanrı’dan başka herhangi bir varlığın bizi bu denemelerden kurtaracağına inanıyorsak Tanrı’ya ve O’nun vaadine hala güvenmekte sorunlar yaşıyoruz demektir.
Son olarak yine İncil’den bir örnek verip hutbeyi bitirmek istiyorum Tanrı irade ediyorsa. Az önce korku ile bir test örneğini verdim, şimdi ise açlık ve Tanrı’ya güven ile ilgili Markos 8. bölümden bir alıntı yapmak istiyorum:
1-2. O günlerde yine büyük bir kalabalık toplanmıştı. Yiyecek bir şeyleri olmadığı için İsa öğrencilerini yanına çağırıp, “Halka acıyorum” dedi. “Üç gündür yanımdalar, yiyecek hiçbir şeyleri yok.
3. Onları aç aç evlerine gönderirsem, yolda bayılırlar. Hem bazıları uzak yoldan geliyor.”
4. Öğrencileri buna karşılık, “Böyle ıssız bir yerde bu kadar kişiyi doyuracak ekmeği insan nereden bulabilir?” dediler.
5. İsa, “Kaç ekmeğiniz var?” diye sordu. “Yedi tane” dediler.
6. Bunun üzerine İsa, halka yere oturmalarını buyurdu. Sonra yedi ekmeği aldı, şükredip bunları böldü, dağıtmaları için öğrencilerine verdi. Onlar da halka dağıttılar.
7. Birkaç küçük balıkları da vardı. İsa şükredip bunları da dağıtmalarını söyledi.
8. Herkes yiyip doydu. Artakalan parçalardan yedi küfe dolusu topladılar.
9-10. Orada yaklaşık dört bin kişi vardı. İsa onları evlerine gönderdikten sonra öğrencileriyle birlikte hemen tekneye binip Dalmanuta bölgesine geçti.
İsa’nın, yetersiz yiyecek endişesi ile gelen öğrencilerine tepkisini inceleyelim. Görünüşte 7 ekmek onca kişiye yetmeyecek gibi duruyor ve “daha fazla ekmeği nereden bulacağız” deyip akıllarına gelen ilk düşünce “etrafta ekmek bulacağımız yer yok” oluyor. İsa’nın başvurduğu çözüm ise hep diri olan, tüm rızıkları kontrol eden Tanrı’ya bel bağlamak. Şeytan vatandaşlarına rızık korkusu vermeye çalışır ve Tanrı’ya ve O’nun vaadine olan güvenimizi zedelemek ister. Ama şunu unutmayalım, Rabbimiz bize kaldıramayacağımız herhangi bir yükü karara bağlamayacağını söylüyor. Bu konuda Rabbimiz ayaklarımızı sağlam kılsın ve doğru anlayışı ihsan etsin. Tüm bu testlerde başarılı olmak istiyorsak şunu hatırlayalım:
(8:45) Ey inananlar, bir ordu ile karşılaştığınızda TANRI’ya sımsıkı tutunup O’nu sık sık anın ki başarılı olasınız.
Herkesin ordu ile karşılaşması farklı senaryolar olabilir (ekonomik problem, sağlık, ailevi vb.); önemli olan Tanrı’yı sık sık hatırlamak.
Haydi namaza geçelim.
Ekimus Salat
Hutbe: Fatih & Akın
Son yorumlar