28.11.2025 – Cuma Hutbesi – Elçiye İtaat Tanrı’ya İtaattir

ELHAMDÜLİLLAH. LÂ İLÂHE İLLA ALLAH
Tanrı’ya övgüler olsun. Tanrı’dan başka tanrı yoktur.
Elçiye itaat Allah’a itaattir.
Bu kavramı bazı kişiler farklı anlayabilmekte. Biz biliyoruz ki elçiye itaat TANRI’ya itaattir. Elçiye itaat kısmında şu çizgiyi çok iyi bilmeliyiz:
Elçilik görevi alan kişi yanı TANRI tarafından resullük görevi verilen kişinin sosyal hayatı bizi ilgilendirmez. Elçinin kişisel yaşantısı bizi alakadar etmez. Ama getirdiği mesaj bizim için önemlidir.
[29:18] Eğer inkâr ederseniz, sizden önceki nesiller de inkâr etmişlerdi. Elçinin tek işlevi (mesajı) iletmektir.
Yani elçiye itaat demek TANRI’nın mesajını kabul edip itaat etmek anlamına gelir.
TANRI tarafında gönderilmiş bir elçi, elinde bir kanıt yani mucize ile desteklenir. Elçinin mucize ile desteklenmesi mesajın TANRI tarafından geldiğini bize ispatlar yani elçi mesaj dışında bir şey iletmez. Çünkü bir insana elçilik verildiği zaman ve o da elçiliği üstlendiği vakit bilmeliyiz ki TANRI’nın kontrolünde görevini icra eder. Allah ve elçisine itaat tek bir kaynağı gösterir iki farklı kaynak göstermez. Geçmiş nesiller TANRI ile elçisinin arasını ayırdı, Kuran TANRI’nın sözü, Hadis ise elçinin sözü şeklinde bir iddia ortaya attılar. Bizler Allah ile elçiyi farklı iki kefeye koyamayız. Bir Kuran Öğrencisi, Kuran’ın her yerinde bunu görür. ALLAH’A itaat elçiye itaattir.
İlk hutbemi elçiye itaat ile ilgili çok çarpıcı iki ayetle bitirmek istiyorum. Özellikle elçinin attığı başlığa dikkat edin ve devamında da ayeti dikkatlice dinleyin lütfen.
Kayıtsız-Şartsız Teslimiyet:Gerçek İmanlıların Özelliği
[4:64] Biz TANRI’nın iradesiyle, kendisine itaat edilme amacı dışında hiçbir elçi göndermedik. Onlar ruhlarına kötülük ettiklerinde sana gelselerdi ve bağışlanma için TANRI’ya dua etselerdi ve elçi de bağışlanmaları için dua etseydi, TANRI’yı, Günahın Bedelinden Kurtaran, En Merhametli Olan olarak bulacaklardı.
[4:65] Asla! Rabbine ant olsun ki; anlaşmazlıklarında senin hakemliğine başvurmadıkça, ardından kalplerinde hiçbir tereddüt duymaksızın senin hükmünü kabul etmedikçe onlar imanlılar değildirler. Onlar tam bir teslimiyetle teslim olmalıdırlar.
Tanrı’ya tövbe edelim
TUUBU İLA ALLAH
ELHAMDÜLİLLAH. LÂ İLÂHE İLLA ALLAH
Tanrı’ya övgüler olsun. Tanrı’dan başka tanrı yoktur.
“TANRI yeterli değil. Kuran yetmez. Yardımcı kaynak yada kişiler(imam şeyh vs) olmadan olmaz” diyenler ya da şöyle söyleyen kişiler var; “Sen çeviri okuyorsun, okuduğun şey Kuran değil!” ve böyle diyenlere Rabbimiz şu şekilde cevap veriyor:
Dil Önemsizdir
[41:44] Eğer onu Arapça olmayan bir Kuran yapsaydık, “O neden bu dilde indi?” derlerdi. İster Arapça olsun ister Arapça olmasın, de ki, “O, iman eden kimseler için bir rehber ve şifadır. İnkâr edenlere gelince, onlar ona sağır ve kör olacaklardır, sanki kendilerine çok uzaklardan sesleniliyormuş gibi.”
[3:173] İnsanlar kendilerine, “Halk size karşı seferber oldu; onlardan korkmalısınız” dediğinde, bu onların ancak imanını güçlendirir ve derler ki “TANRI bize yeter; O, en iyi Koruyucudur.”
[9:59] TANRI’nın ve elçisinin kendilerine vermiş olduğu şeyden tatmin olmalılar. Onlar,
“TANRI bize yeter. TANRI cömertçe verdiği nimetlerinden bize rızık sağlayacaktır ve elçisi de öyle. Biz sadece TANRI’yı arıyoruz” demeliydiler.
Kişi Tanrı’nın emri gereği elçiye itaat ettikten sonra TANRI onu yanıltmaz.
Eğer farklı bir kaynaktan duyarsak veya farklı bir kişiden bir bilgi alır isek burada ikinci bir şahıs devreye girmiş olacağı için elçiye ait olmaktan çıkar ve bu nedenle bu bilgiyi teyit etmemiz gerekir.
[17:36] Kendiniz için teyit etmediğiniz sürece hiçbir bilgiyi kabul etmeyin. Ben size işitme, görme ve beyin verdim ve siz onları kullanmaktan sorumlusunuz.
Aslında TANRI’nın elçi göndermesi bir nimettir. Çünkü işin iç yüzünü bilmediğimiz bir konuda bütün sorumluluk elçiye ait oluyor. Çünkü bizler zayıf yaratıldık ve Tanrı bize yardım ediyor. Bir konuda veya bir olayda yanılgılara düşebiliyoruz, işin perde arkasını görmüyoruz. Rabbimizin dediği gibi;
[18:68] “Kavramadığın şeye nasıl dayanabilirsin?”
Yani bizim gerçekten kavrayamadığımız birçok olgu olabilir ve bu noktada elçi nimetinden faydalanıyoruz. Elçiye itaat ettikten sonra Tanrı irade ediyorsa hikmetini zaten bize öğretecektir ancak elçiye itaat koşullu olmaz.
[44:5] Katımızdan önceden belirlenmiş bir emirdir ki, biz elçiler göndeririz.
[44:6] Bu, Rabbinden bir rahmettir. O İşitendir, Her Şeyi Bilendir.
Biz buradan anlıyoruz ki elçiler birer nimettir. Çünkü bizler gerçekten zayıf varlıklarız ve çok çabuk yanılgıya düşebiliyoruz ama elçi vasıtası ile bazen insanların ihtilafa düşebileceği bir noktada elçiye yapılan itaat ile insanlar üzerindeki sorumluluk kalkıyor.
Tanrı’nın Elçileri Arasında Hiçbir Ayrım Yapmayın
[2:285] Elçi, Rabbinden kendisine indirilene iman etti ve imanlılar da öyle yaptılar. Onlar TANRI’ya, meleklerine, kutsal yazısına ve elçilerine iman ederler: “O’nun elçilerinden hiçbiri arasında ayrım yapmayız.” Onlar derler ki “İşitiyoruz ve itaat ediyoruz.* Bizi bağışla Rabbimiz, Sanadır nihai varış.”
Namaz kılalım
EKİMUS SALAT
Hutbe: Yakup
Son yorumlar