30.01.2026 – Cuma Hutbesi – Gerçek Şehadet: Yalnızca Tanrı’ya Teslimiyet

ELHAMDÜLİLLAH. LÂ İLÂHE İLLA ALLAH
Tanrı’ya övgüler olsun. Tanrı’dan başka tanrı yoktur.
Sevgili Kardeşlerim; Bugün hutbemizin konusu tektanrıcılığın ana omurgası olan şehadet üzerine; yani tek bir Tanrı’ya yönelme ve sadece ona ibadet etme ve şahit olma kavramı üzerine…
Kuran, gerçek şehadetin ne olduğunu bizzat Tanrı’nın kendi kelamıyla bize öğretir. İmran Ailesi (Âl-i İmrân) Suresi 18. ayette Tanrı şöyle söylüyor.
En Önemli Buyruk*
[3:18] TANRI şahitlik eder ki O’ndan başka TANRI yoktur, melekler ve ilim sahipleri de böyle şahitlik ederler. Gerçekten ve adil bir şekilde O, mutlak TANRIdır; O’nun dışında TANRI yoktur, Kudretlidir, En Bilge Olandır.
Bu ayet, evrensel şahitliğin ana temelidir. Gerçek şehadet sadece Tanrı’nın ismini zikrederek yapılan şahitliktir. İşte bizler yani Tanrı’ya teslim olanlar bu noktada şehadet getirirken Tanrı’nın yanına hiçbir beşerî ismi, hiçbir şefaatçiyi veya hiçbir aracıyı hiçbir dünyevi gücü, otoriteyi eklemeyiz.
İşte ana nokta burada açığa çıkmaktadır. Teslimiyet bir isimden öte ayrıca bir eylemdir. Bu eylem, Tanrı’nın iradesine tam ve koşulsuz olarak teslim olmaktır. Ve tek Tanrıcılık şiarını yükseltebilme iradesi ve duruşudur. Bu eylem bu geçici dünya hayatında şeytanın her sahada kol gezdiği ve düşmanca insanları saptırdığı gerçeğine karşı kararlılıkla dimdik Tanrı’nın yanında saf tutma gücüdür. Ve bu hayatın tam ortasında La ilahe İlla Allah haykırışını koyabilme kararlılığıdır. Geçmişten bugüne kadar kendini Müslüman olarak tanımlayan sıradan herhangi birine, İslam’ın ilk “Şartı’nın ne olduğunu sorarsanız, tereddüt hemen etmeden şehadet diyecektir: “Tanrı’dan başka ilah olmadığına şahitlik ederim.” Ancak gelin görün ki maalesef hemen hemen bu insanların tamamına yakını daha sonra bu ifadeye bir de Muhammed’in adını veya Ali’nin adını da ekleyerek geçersiz kılacaklardır.
İşte sorun da maalesef tam da burada.
Her Müslüman, İslam’ın yani Teslimiyetin temel unsurunun sadece Tanrı’ya ibadet etmek olduğunu kesin olarak bilmesine rağmen her nedense tek başına Tanrı’yı anma konusunda şirk batağından kurtulamamaktadır.
Kuran bize tek bir Tanrı’ya yönelme ve ibadet etme konusunu şu ayetlerle hatırlatmaktadır.
[28:88] TANRI’nın yanında başka herhangi bir TANRI’ya tapma. O’nun yanında başka bir TANRI yoktur. O’nun varlığı dışındaki her şey yok olup gidicidir. O’na aittir tüm egemenlik ve O’na döndürüleceksiniz siz.
[2:21] Ey insanlar! Sadece Rabbinize tapın—sizi ve sizden öncekileri yaratmış Olana—ki kurtarılasınız.
Kardeşlerim Tanrı’nın bize kurtuluş sözlerini yani anahtarı verdiği 1. sureden (yalnız sana taparız, yalnızca senden yardım dileriz) 112. Sureye yani Mutlaklık (El İhlas) suresine kadar, O’nun ibadete layık tek varlık olduğunu dört kez tekrarladığı sureye kadar TANRI, O’na tek başına ibadet etmemiz gerektiğini bize defalarca bildirmektedir. Bildiğiniz gibi biz bu dünyaya, Tanrı’nın mutlak otoritesini savunmakta başarısız olduğumuz için geldik. Tereddüt ettik ve belki de Tanrı’dan başka bir Tanrı olabileceğini düşündük. Bu yüzden buradayız, bu putperestliği kınamak ve yalnızca Tanrı’ya gönülden ibadet etmek için. Dolayısıyla Tanrı, son kutsal kitabı Kuran’da, bunun ilk ve en önemli görevimiz olduğunu birçok farklı şekilde tekrar tekrar hatırlatıyor. Ruhlarımızın ahirette O’nun huzuruna dönmek için yeterince olgunlaşmasının tek yolu budur.
İşte bu inanç ve derin bir saygı ile hutbemizin 1. Bölümünü şu ayetle tamamlayalım ve Yüce Tanrı’ya Tövbe edelim.
[2:255] TANRI: O’nun yanında başka bir TANRI yoktur, Yaşayandır, Ebedidir. Asla bir gaflet ve uyuklama anı tutmaz O’nu. O’na aittir göklerdeki her şey ve yerdeki her şey. O’nun iradesine uygun olması dışında kim O’nun katında şefaat edebilir? Onların geçmişini de bilir, geleceğini de. O’nun iradesi dışında hiç kimse herhangi bir bilgiye erişemez. O’nun hâkimiyeti gökleri ve yeri kuşatmıştır ve onları yönetmek O’na asla yük değildir. O, Yüceler Yücesidir, Büyüktür.
TANRI’ya tövbe edelim
TUUBU İLA ALLAH
ELHAMDÜLİLLAH. LÂ İLÂHE İLLA ALLAH
Tanrı’ya övgüler olsun. Tanrı’dan başka tanrı yoktur.
Kardeşlerim Şehadet, kelime anlamıyla “orada bulunmak” ve “gördüğünü beyan etmek” demektir. Tek Tanrıcı bir bakış açısıyla şehadet; Çevresine, doğaya, insanlığa, hayata evrene baktığında her zerrede Tanrı’nın sanatını, gücünü ve imzasını görmektir. Gözün gördüğünü kalbin onaylaması, kesin ve keskin bir bilinçle buna tanıklık ederek Tanrı’nın yanında onun görüşünün tarafında sağlam bir durum sergileyebilme beyanıdır.
“Şahitlik ederim” dediğimizde, aslında şunu ilan ederiz: “Ben bu evrende O’ndan başka bir otorite, O’ndan başka bir yaratıcı ve O’ndan başka sığınılacak bir merci olmadığını bizzat hayatımla, aklımla ve ruhumla onaylıyorum.” Bu, sadece bir cümle değil, bir yaşam manifestosudur. Kuran’a baktığımızda şu ayetler bizi aydınlatmaktadır.
TANRI
[6:102] İşte böyledir Rabbiniz TANRI, her şeyin Yaratıcısı olan O’ndan başka TANRI yoktur. Yalnızca O’na tapın. Her şeyi O kontrol eder.
Ana Buyruklar
[4:36] Yalnızca TANRI’ya tapın—O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babayı, akrabaları, yetimleri, yoksulları, ilişkili olduğunuz komşuyu, ilişkili olmadığınız komşuyu, yakın arkadaşı, seyahat eden yabancıyı ve hizmetkârlarınızı sayıp gözetin. TANRI kibirli gösterişçileri sevmez.
İşte bizim şehadetimiz, bu ezeli gerçeğe dahil olmaktır. Tek Tanrı’ya inanmak, zihindeki tüm sahte putları yıkmayı gerektirir. Makam, mevki, para veya nefsin arzuları birer put haline gelmişse, orada gerçek bir şehadetten söz edilemez. Şehadet, kalbi her türlü şirkten temizleyip, “Tek Olana tam bir teslimiyetle yönelmektir.
Tanrı’nın bize kurtuluş sözlerini verdiği 1. sureden (yalnız sana taparız; yalnızca senden yardım dileriz) 112. sureye kadar, O’nun ibadete layık tek varlık olduğunu dört kez tekrarladığı sureye kadar
[112:1] İlan et, “O, Bir ve tek TANRI’dır.
[112:2] “Mutlak TANRI’dır.
[112:3] “Hiçbir zaman bir evlada baba olmadı. Bir babaya evlat da olmadı.
[112:4] “Hiç kimse O’na denk değildir.”
Sadece Tanrı’nın tapılmaya layık olduğunu idrak ediyoruz ve teslim olan olarak bizler bu yolda ruhumuzu büyütmek ve her türlü putperest unsuru hayatlarımızda alaşağı ederek bu ruha erişiyoruz.
Unutmayalım kardeşlerim
Eğer biz;
Korkularımızı tedirginliklerimizi kaygılarımızı Tanrı’ya ortak koşuyorsak,
Rızkımızı sadece patronlardan biliyorsak,
İnsanların rızasını takdirini beğenisini Tanrı’nın rızasının önüne koyuyorsak,
Egomuzu yenemiyor. Dünyevi her endişeyi hayatımızın merkezine koyuyorsak Şehadetimiz yarım kalmış demektir.
Tam teslimiyet, tüm bu sahte ilahları reddedip ruhu sadece Yaratıcı ’ya özgülemektir.
Namaz kılalım
EKİMUS SALAT
Hutbe: İlkay
Son yorumlar