03.04.2026 – Cuma Hutbesi – İnananın Önceliği

Elhamdülillah: Tanrı’ya övgüler sunuyoruz.
Eşhedü en la ilahe illa Allah, vahdehu la şerike leh: Tanrı’dan başka tanrı olmadığına, O’nun bir ve tek olduğuna ve ortağının bulunmadığına tanıklık ederiz.
Esenlikler kardeşlerim, hutbemin ilk kısmında iki soruya cevap aramayı hedefliyorum.
Hedef nedir? Öncelik ne demektir?
Basit bir tanım ile hedef: içinde bulunmayı amaçladığınız yer, konum veya koşulların tümüdür. Yani bizler gözümüzü kapattığımızda kendimizi nerede görüyorsak, neye sahip görüyorsak ve ne yaparken görüyorsak o koşulu veya konumu hedefliyoruz. Dünyevi hedeflerimiz de var. Olması da sakıncalı değil. Tanrı irade ederse her hedef ulaşılabilirdir.
Pekâlâ şimdi ikinci soruya geçelim. Öncelik ne demektir. Önceliği yine basit bir tanım ile tanımlayalım. Öncelik; bir işin, bir konumun veya bir koşulun diğerlerine göre zaman, önem veya sıra bakımından daha önce gelmesi.
Eğitim kurumlarında bir konu anlatıldıktan veya işlendikten sonra bir konu değerlendirmesi yapılır. Bugün de bir benzerini biz yapacağız inşaAllah. Hutbemin ilk kısmında iki sorunun cevaplarını bir araya getirerek kendimizi bir değerlendirmeye almak istiyorum.
Değerlendirmenin ilk sorusu İbrahim suresinin 3. Ayetinin başlığında sorulmuştur.
Sizin Önceliğiniz Nedir?
(14:3) Onlar Ahiretten çok bu hayata öncelik verenlerdir, TANRI’nın yolundan uzaklaştıranlardır ve onu çarpık hale getirmeye çalışanlardır; onlar uzak bir şekilde saptılar.
Bu hayattaki hedeflerimiz arasında öncelik sıralaması yapılabilir. Kimimiz için bir eve sahip olmak, çocuk sahibi olmaktan öncelikli hedef olabilir. Ayet bizi ahiretten çok bu hayata öncelik verenlerle ilgili uyarır. Bizler iddiamız gereği bu dünyanın işlerine, Tanrı’yı gözetmekten daha fazla önem veremeyiz.
16. Suredeki iki ardışık ayet ile fikrimizi perçinleyelim.
(16:106) İmanı elde ettikten sonra TANRI’yı inkâr edenler ve inkâr ile tamamen hoşnut olanlar TANRI’dan bir gazabı üzerlerine çektiler. Mazur görülen yegane kimseler, kalpleri imanla dolu iken inkârı itiraf etmeye zorlananlardır.
(16:107) Bunun nedeni, Ahiret yerine bu hayata öncelik vermeleridir ve TANRI böyle inkârcı insanlara rehberlik etmez.
Hutbemin ilk kısmını önceliklerimizi belirlerken nelere dikkat etmemiz gerektiğini anlatan bir ayet ile bitiriyorum.
(18:28) Rablerine gece gündüz yalnızca O’nu arayarak tapınanlarla birlikte olmak için kendini zorla. Bu dünyanın gösterişini arayarak gözlerini onlardan kaçırma. Kalplerini mesajımıza karşı ilgisiz kıldıklarımıza, yani kendi arzularını takip eden ve önceliklerini karıştırmış olan kimselere de uyma.
Tuubu ila Allah: Tanrı’ya tövbe edelim.
Elhamdülillah: Tanrı’ya övgüler sunuyoruz.
Eşhedü en la ilahe illa Allah, vahdehu la şerike leh: Tanrı’dan başka tanrı olmadığına, O’nun bir ve tek olduğuna ve ortağının bulunmadığına tanıklık ederiz.
Hutbemin ikinci kısmında ilk bölümde bahsettiğimiz hedeflerimiz ve önceliklerimiz ile ilgili konuşmak istiyorum. Bizler bir iddia ortaya koyduk, yalnız Tanrı’ya tapıyoruz ve tüm tapınmayı yalnızca O’na adıyoruz. Ardından bu iddiayı gerçeğe dönüştürmek için bir şans elde etmiş bulunuyoruz. Tüm testleri geçmemiz gerekiyor. Ve tüm testleri geçmenin yolu tüm önceliği Tanrı’ya vermektir. Eğer önceliğimizi karıştırırsak, testlerden kalırız ne bu dünyada ne de ahirette başarı elde edebiliriz. Önceliği Tanrı’ya vermeyi başarmak demek, Tanrı’nın krallığına girmek demektir. Bir an için önceliği Tanrı’dan alıp dünya işlerine verdiğimizde farkında olmadan dünya işlerinin Tanrı’dan bağımsız bir şekilde işlediğini düşünmüş oluruz. Bu bizi kaybedenlerden yapacaktır. Şimdi Kuran’dan iki kıssa ile bu durumu irdeleyelim.
Örneğin Yusuf peygamberin hikayesinde bizim de çokça düştüğümüz veya düşebileceğimiz çok gündelik bir hata örnekliği var. Yusuf hapishane arkadaşlarının rüyalarını yorumladıktan sonra rabbinin şarap kahyası olacak arkadaşına “rabbinin yanında beni hatırla” dedi. Bu kurduğu cümle Yusuf’un Tanrı yerine bir başkasından yardım dilemesiydi. Pekâlâ bu hatayı bizler de yapıyor muyuz? Farkında olarak veya olmayarak Tanrı yerine farklı kişi veya kişilerden yardım bekliyor muyuz? Rabbim bizleri daha iyisini yapmamız konusunda desteklesin. Yusuf bu hatanın ardından Kurani ifade ile birkaç yıl daha hapishanede kalmak zorunda kaldı. Bakın bir anlık hata için birkaç yıl hapishane. Arapça’da birkaç ifadesi 3 ila 9 yıl arasını ifade eder. En iyi tahminle Yusuf minimum 3 yıl daha hapiste kaldı, bir anlık Tanrı’yı öncelikten çıkarmanın bedelini çok ağır ödeyebiliriz. Ağır olması adil olmadığı anlamına gelmez, Tanrı yüceltilsin.
Şimdi Yusuf kıssasının devamına bakalım. Birkaç yıl sonra Yusuf, Tanrı’nın iradesi ile yine aynı arkadaşının rabbine hapishane arkadaşı Yusuf’tan bahsetmesi ile Yusuf hem hapis hayatından kurtuldu hem de kralın yanında hazinedar oldu. Buradan şunu idrak etmeliyiz, eğer tek hedef olarak Tanrı’yı arar ve bu yolda çaba sarfedersek Tanrı bizleri umduğumuzdan çok daha iyi bir konuma getirecektir.
(94:7) Her fırsatta çaba sarf et.
(94:8) Sadece Rabbini arayarak.
Yusuf Tanrı’dan başkasına bel bağladığında yalnızca hapisten çıkmayı umuyorken, yalnız Tanrı’ya bel bağladığında Tanrı ona hem makam, hem özgürlük, hem aile, hem babası, hem kardeşleri, hem de tüm suçlamalardan arınmayı bahşetti. İşte Tanrı’yı öncelikli hedefe koymak ve yalnızca O’na bel bağlamak bizi bu kadar güçlü konumlara getirebilir.
Kurandaki Yusuf kıssasının bir bölümünü ele aldık ve o bölümdeki çarpıcı ayet ve dipnotu ile bu kıssadan bir başka örnekliğe geçelim.
(12:42) Sonra kurtulacak olan kişiye dedi ki “Beni rabbinin yanında hatırla.”*Böylece şeytan onun Rabbini unutmasını sağladı ve sonuç olarak birkaç yıl daha hapishanede kaldı.
*12:42 Yusuf, yoldaşından rica minnet kendisi adına krala aracılık etmesini istediğinde, hapishaneden kurtulmak için Tanrı’dan başkasına bağımlılık sergilemiş oldu. Bu, gerçek bir inanana uygun düşmez ve böylesine ciddi bir yanılgı Yusuf’un birkaç yıl daha cezaevinde kalmasına mal oldu. Kuran’dan öğreniyoruz ki, başımıza gelen bir zorluğu sadece Tanrı kaldırabilir. Gerçek bir inanan Tanrı’ya güvenir ve yalnızca O’na tamamen bel bağlar.
Şimdi ise Kurani anlatım ile birlikte bir diğer örneklik olan Musa’yı inceleyelim. Musa kazara bir adam öldürdükten sonra öldürüleceğini öğrenip şehri terk eder. İlk olarak şehri terk ederken Tanrı’ya seslenişine bakalım.
(28:21) Korkmuş ve tetikte olarak şehirden kaçtı. Dedi ki “Rabbim, beni bu baskıcı insanlardan kurtar.”
(28:22) Midyan’a doğru yola çıkarken, “Rabbim bana doğru yolda rehberlik etsin” dedi.
Musa şehri terk ederken yalnızca rabbinden yardım istedi ve yalnızca O’na güvendi. Musa rabbinden yalnızca rehberlik ve içinde bulunduğu sıkıntıdan kurtulmak için yardım istemişti. Ancak Tanrı, En Lütufkar ve En Merhametli olandır. Musa beklentisinin çok daha ötesinde nimetlendirildi. Midyan’da bir aile kurdu ve ardından rabbinin adını yücelten bir peygamber oldu. Kıssadan hisse; bizler tek bir hedef için yaratıldık ve o hedef Tanrı’ya tapmak ve tapınmayı yalnızca O’na adamak ve böylelikle günahın bedelinden kurtulmak. Bunu başarıp ahirette doğrulardan olmak. Bunun dışındaki hiçbir hedefimizi öncelikli veya önemli görmemeliyiz. Örnek olarak işimiz, eşimiz, ailemiz veya keyif aldığımız dünya unsurları Tanrı’yı aramaktan daha önemli oluyorsa bu durumda dönüp kendimizi bir checkup’tan geçirmemiz lazım. Bizler veya geçmişteki insanlar haddi aşarken veya yasaları çiğnerken kendilerini doğru yolda sandılar. Çünkü rabbimiz onları gittikleri yoluk doğru olduğuna inandırdı. Bu Tanrı’nın yasasıdır. Eğer hatalarımızdan dönmez ve tövbe etmezsek Tanrı bizleri gittiğimiz yolun doğru olduğuna inandıracaktır. Gün bugündür kardeşlerim. Düzeltmemiz gereken hiçbir şeyi yarına bırakmayalım. Çünkü yarın düzeltmek için bir şansımız olacağını garanti altına almadık. Rabbim bizlere dosdoğru yolunda rehberlik etsin.
Eğer yanlış yollara saparsak ruhlarını heba edenlerden oluruz. Hutbemi bir ayet ile noktalamak istiyorum.
(6:153) Bu Benim yolumdur—dosdoğru olan. Onu takip edin, başka yolları takip etmeyin, yoksa onlar sizi O’nun yolundan saptırırlar. Bunlar O’nun size buyruklarıdır ki kurtarılasınız.
Equmis Salat: Namaz Kılalım
Hutbe: Hasan Maraş
Son yorumlar