01.05.2026 – Cuma Hutbesi – Şükürle Gelen Bereket Döngüsü

Elhamdülillah: Tanrı’ya övgüler sunuyoruz.
Eşhedü en la ilahe illa Allah, vahdehu la şerike leh: Tanrı’dan başka tanrı olmadığına, O’nun bir ve tek olduğuna ve ortağının bulunmadığına tanıklık ederiz.
Kardeşlerim bu hutbemde Tanrı’nın çeşitliliği, zenginliği ne kadar sevdiğini; Tanrı’nın ne kadar cömert olduğunu konuşmak istiyorum. Kalıp olarak bildiğimiz Kurani bir ifade var. Tanrı’nın nimetlerini saymaya kalksak bitiremeyiz şeklinde. İlgili iki ayeti okuyalım:
(14:34) Ve O’na yalvardığınız her türlü şeyi size verir. Eğer TANRI’nın nimetlerini saymaya kalkarsanız, onları asla kuşatamazsınız. Doğrusu, insanoğlu haddi aşandır, nankördür.
(16:18) Eğer TANRI’nın nimetlerini saymaya kalkarsanız, onları kuşatmanız mümkün değildir. TANRI Bağışlayıcıdır, En Merhametlidir.
Bunu yalnızca sahip olduğumuz şeyleri düşünerek kavramaya çalışmak zorunda değiliz. Örneğin bir koltuğu ele alalım. Tanrı konforlu bir şekilde oturmamız için bize koltuk verdi diyebiliriz ki bu doğrudur ancak biraz daha derinlemesine baktığımızda şunu fark edebiliriz: Tanrı, oturma ihtiyacımıza karşılık farklı çeşitlerde, farklı renklerde, farklı yüksekliklerde, neredeyse sonsuz kombinasyonda yani sonsuz çeşitte koltuk vermiştir.
Eğer bir kanepeden söz ediyorsak, kanepede kullanılan tahta gürgen, meşe, ceviz, çam, ladin veya başka bir tür olabilir. Yastıklarının içindeki dolgu daha sıkı veya daha gevşek olabilir, kanepenin kumaşı deri veya kumaş olabilir. Derinin ve kumaşın pek çok farklı çeşidi vardır. Bununla beraber Tanrı bize farklı modellerde kanepeler hediye etmiştir. Daha klasik veya daha modern bir görünüme sahip olabilir.
Sadece zihnimizde canlanması için biraz örnek vermek isterim. Tanrı her ihtiyacımızı eksiksiz bir şekilde karşılıyor ve bunu zenginlikle, bereketle, çeşitlilikle yapıyor. Çünkü Tanrı çok cömert ve çok zengin.
[İmam, Tanrı’nın bahşettiği nimetlerden bazı örnekler vermelidir.]
Tanrı sırf bitkilerimizi sularken kullanmamız için ucunda delikleri olan sulama kabını yarattı. Sırf perdelerimiz yerinden çıkmasın diye korniş stoperini yarattı. Ayakkabılarımızı giyerken zorlanmamamız için ayakkabı çekeceğini yarattı ve bize hediye etti. Sıcak-soğuk içeceklerimizi muhafaza edebileceğimiz termosları hediye etti. Çünkü Tanrı o kadar cömert ki Tek Kral olan Efendimizin cömertliği Şeytan’ın Krallığına bile bu şekillerde tecelli ediyor.
Tuubu ila Allah: Tanrı’ya tövbe edelim.
Elhamdülillah: Tanrı’ya övgüler sunuyoruz.
Eşhedü en la ilahe illa Allah, vahdehu la şerike leh: Tanrı’dan başka tanrı olmadığına, O’nun bir ve tek olduğuna ve ortağının bulunmadığına tanıklık ederiz.
Tanrı’nın nimetlerine karşılık bizim de sahip olmamız gereken duyguların başında minnettarlık geliyor. En Lütufkar Olan o kadar cömert ki sayamayacağımız kadar çok şeyi bizlere bahşettikten sonra sırf biz olmamız gerektiği gibi minnettar olup Tanrı’ya şükredersek daha da çok vereceğini söylüyor:
Nanköre karşı Minnettar
(14:7) Rabbiniz karara bağladı: “Bana ne kadar çok şükrederseniz, size o kadar çok veririm.” Fakat eğer nankörlüğe dönerseniz, o zaman Benim azabım şiddetlidir.
Bunun yalnızca maddi nimetler olduğunu düşünmüyorum. Eğer biz sağlığımız için Tanrı’ya sürekli şükredersek Tanrı bize daha da iyi bir sağlık durumu bahşedecektir. Ailemiz için şükredersek Tanrı’nın ailemizle olan ilişkilerimizi daha da iyileştireceğine inanıyorum. Bu örneklerin bir sonu yok. Çünkü sahip olduğumuz, olabileceğimiz her şey doğrudan Tanrı’dan geliyor. Bizim üzerimize düşen şey ise antlaşmada bizim üzerimize düşen kısmı yerine getirerek Tanrı’nın nimetlerine karşı, Tanrı’nın cömertliğine karşı; şükranla, minnettarlıkla karşılık vermektir.
[İmam, “ya minnettarsındır ya da nankör” başlığı hakkındaki tefekkürlerini paylaşabilir.]
Tanrı bize pek çok nimet bahşetmiştir. Bizler bunun farkına varıp şükredersek Tanrı daha çok nimet bahşeder. Tanrı daha çok nimet bahşettiği için bizler daha çok şükrederiz. Biz daha çok şükrettiğimiz için Tanrı daha da çok şey bahşeder. Tanrı daha da çok şey bahşettiği için biz daha da daha da minnettar oluruz ve şükrederiz. Buna karşılık Tanrı daha da ve daha da çok bahşetmeye, vermeye devam edecektir.
Bu süreç elbette ki materyalist bir biriktirme süreci değildir. Bütün bunlar olurken bizler hem nimetlendirilmenin keyfini çıkarıp minnettar olurken aynı zamanda Tanrı’ya daha çok yaklaşmış, Rabbimiz ile daha sağlam bağlar kurmuş oluruz. Çünkü Efendimiz bizi bu yolla minnettar bir kul olmamız yolunda eğitmiştir.
(34:15) Saba’nın ana vatanı, sağlı sollu iki bahçesi ile bir harikaydı. Rabbinizin sağladığı rızıklardan yiyin ve O’na minnettar olun—güzel ülke ve bağışlayan bir Rab.
Her Şeye Egemen Rabbimize yücelik olsun.
Ekimus Salat: Namaz Kılalım
Hutbe: Kerem
Son yorumlar